ekonomi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ekonomi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mart 2024 Perşembe

Bisiklete bin benzin masrafın sıfır tl.

Vallahi çok mantıklı bir öneri!

 2013 yılından çok mantıklı bir öneri buldum. Bisiklete binin benzin masrafınız sıfır olur. demiş o günün Maliye Bakanı.Aslında bu güne de uygun bir öneri gibi geliyor düşününce insana.
11 yıl önceki bu öneriyi yaan bakanı merak edenler için o günün haberinin linkini aşağıya bırakıyorum.
Sürpriz bir isim karşınıza çıkacak. :)




Maziden bir öneri haberi: "Bisiklete binin kardeşim" 

17 Aralık 2022 Cumartesi

Türk-İş Genel Sekreteri: "Size kimse inanmıyor."

 Asgari Ücret pazarlıkları,"Tüik rakamlarıyla masaya oturmam"

Türk-İş'in Genel Sekreteri ve Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pevrul Kavlak, TÜİK'e yönelik sert sözler kullandı. TÜİK tarafından açıklanan verilerin gerçeği yansıtmadığını belirten Kavlak, "Sizin o rakamlarınıza hiç kimse inanmıyor. Biz hiç inanmıyoruz. Vallahi de inanmıyoruz, billahi de inanmıyoruz. Buradan ilan ediyorum. İşte 2023 sözleşmesi geliyor. Ben artık TÜİK rakamlarıyla masaya oturmam. O rakamlarla pazarlık yapmam" dedi.



Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nda işçiyi temsil eden Türk-İş'in Genel Sekreteri ve Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pevrul Kavlak, Bursa 1 No'lu Şube 4'üncü Olağan Genel Kurulu'na katılmak üzere kente geldi. Genel Kurul'a, sendika yöneticilerinin yanı sıra çok sayıda üye ve işçi katıldı. Burada toplanan kalabalığa seslenen Pevrul Kavlak, her zaman işçinin yanında olduklarını, olmaya da devam edeceklerini vurguladı.

"BÜTÜN KRİZLERİN BEDELİNİ BİZ ÖDÜYORUZ"

İşçi sınıfının bedel ödeyen kesim olduğunu dile getiren Kavlak, "İhracat rekorları kırarak, bütün zorluklara katlanarak, fedakarlığın en büyüğünü yaparak, hatta canımız pahasına ölümüne çalışarak, bu ekonomi için, daha da önemlisi, bu ülke için elimizden gelenin fazlasını yapıyoruz. Ancak değerli arkadaşlarım, biz ne yaparsak yapalım, bütün krizlerin, savaşların, darboğazların bedelini yine biz ödüyoruz" dedi.

"TÜİK'İN RAKAMLARINA KİMSE İNANMIYOR"

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilerin gerçeği yansıtmadığını söyleyen Kavlak, "TÜİK'ten, büyüme rakamlarından söz ettim. TÜİK başka rakamlar da açıklıyor, biliyorsunuz. Mesela, enflasyon rakamlarını açıklıyor ve işin ilginç yanı, enflasyonu öyle bir harcama paketi üzerinden açıklıyor ki; bu paketin bizimle, yani işçilerle hiçbir ilgisi yok. Oysa biz diyoruz ki; emekçilerin zorunlu harcamalarına bakın. Temel tüketim ürünlerine, kiraya, ekmeğe, gıdaya, okul masraflarına, ulaşıma bakın. Bakın da görün gerçek enflasyonu. Bakın da görün hayat pahalılığını. Bakın da görün insanların sıkıntılarını. Bunları görün. Siz bizimle dalga mı geçiyorsunuz Bizimle alay mı ediyorsunuz Bu ülkede, iğneden ipliğe temel gıda maddelerinden enerjiye, her şeyin fiyatı üçe hatta dörde katlanmışken, ocak ayından bu güne, yani neredeyse son bir yılda, doğal gaza yüzde 264, elektriğe yüzde 184, benzine yüzde 312 zam gelmişken. Başta ekmek olmak üzere tüm gıda ürünlerinin fiyatları artmışken, siz hangi enflasyondan söz ediyorsunuz. Sizin o rakamlarınıza hiç kimse inanmıyor. Biz hiç inanmıyoruz. Vallahi de inanmıyoruz, billahi de inanmıyoruz. Buradan ilan ediyorum. İşte 2023 sözleşmesi geliyor. Ben artık TÜİK rakamlarıyla masaya oturmam. O rakamlarla pazarlık yapmam" diye konuştu.

22 Ocak 2021 Cuma

50 liraya 1 hafta nasıl yaşanır,sırrı ne?

50TL'ye Kim Daha Uzun Süre Geçinebilecek?
Bedava yaşıyoruz vesselam! Hava bedava su bedava? Bu pahalılıkta ucuza yaşamanın sırrı?

İşte memur ve emeklinin zam oranı 2021

 Son dakika… Memur ve emeklilerin zam oranı belli oldu

Enflasyon rakamlarının açıklanmasının ardından memur ve emekli zammı belli oldu. Memurlara yüzde 7.36, SSK ve BAĞKUR emekli maaşlarına ise yüzde 8,36 zam yapılacak.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı enflasyon verilerine göre memur ve emeklilere yılın ilk yarısında yapılacak zam oranı netleşti. Aralık ayında tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık yüzde 1,25 arttı, yıllık enflasyon 14,6 oldu.




12 milyona yakın SSK ve Bağ-Kur emeklisine Ocak ayı maaşları zamlı ödenecek.

Temmuz-Aralık döneminde enflasyon yüzde 8,36 olarak gerçekleşti. Bu rakama göre memur ve memur emeklilerine yüzde 4.36 enflasyon zammı yapılacak.

Memur ve memur emeklileri yüzde 3’lük de sözleşme zammı alacaktı. Böylece memur ve memur emeklileri ocak ayında toplam yüzde 7.36 zam alacak.

En düşük memur maaşı 3 bin 812 liradan 4 bin 92 liraya, en düşük emekli memur aylığı da 2 bin 814 liradan 3 bin 21 liraya çıkacak.

23 Şubat 2015 Pazartesi

Yabancılar en çok Antalyadan ev alıyor!

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2015 Yılı Ocak Ayı Konut Satış İstatistiklerine göre, Türkiye’de yabancılara yapılan konut satışlarında, Ocak 2015’te ilk sırayı 392 konut ile Antalya aldı.

TÜİK Antalya Bölge Müdürü Abdi Öncel yaptığı yazılı açıklamada, Ocak 2015 verilerine göre, Türkiye’de yabancılara konut satışında ilk sırayı 392 konut ile Antalya’nın aldığını bildirdi. Öncel, Antalya’yı sırasıyla 377 konut satışı ile İstanbul, 95 konut satışı ile Yalova, 81 konut satışı ile Bursa, 63 konut satışı ile Aydın ve 49 konut satışı ile Sakarya’nın izlediğini bildirdi.

Türkiye genelinde konut satışlarının 2015 Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,7 oranında azalarak 86 bin 167 olduğunu, konut satışlarında, İstanbul’un 16 bin 587 konut satışı ile en yüksek paya (yüzde 19,2) sahip bulunduğunu ifade eden Öncel, Antalya’da 2015 Ocak ayında 4 bin 684 konut satıldığını ve Antalya’nın konut satışı ile İstanbul, Ankara ve İzmir’den sonra en yüksek paya sahip iller arasında yer aldığını açıkladı.

11 Ağustos 2014 Pazartesi

Seçim sonrası doların ateşi düştü

Analistlere göre, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın ilk turda Cumhurbaşkanı seçilmesiyle, seçim belirsizliğinin ortadan kalkması ve Moody's'in de Türkiye notunda bir güncelleme yapmaması, piyasalardaki gerilimi de azalttı. Moody's Türkiye'nin Baa3 düzeyinde olan "negatif" görünümlü kredi notunu güncellemedi.

Dolar, 2.1880 lira ile geçen Mart ayından bu yana bu yana çıktığı en yüksek düzeyden, bu sabah saatlerinde 2.1365 liraya kadar çekildi. Ancak daha sonra gelen alımlarla 2.14 liranın üzerine çıkan dolar, 2.1430 - 2.1450 lira arasında hareket etmeye başladı.

Avrupa para birimi Euro da, seçim öncesi çıktığı 2.92 lira düzeylerinden 2.86 liraya kadar gevşedikten sonra, biraz toparlanarak 2.87 liranın üzerine döndü. Yarı yarıya dolar ve Euro'dan oluşan döviz sepeti de, 2.55 lira düzeylerinden 2.50'nin de altına geriledikten sonra, yeniden bu düzeyi aştı.
Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi oluşan belirsizlik ve uluslararası kredi derecelendirme şirketi Moody's'ten "negatif" beklentilerle 2.1880 liraya kadar tırmanan dolar, seçim sonrası ilk işlemlere 2.14 liranın altında başladı.

Analistlere göre, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın ilk turda Cumhurbaşkanı seçilmesiyle, seçim belirsizliğinin ortadan kalkması ve Moody's'in de Türkiye notunda bir güncelleme yapmaması, piyasalardaki gerilimi de azalttı. Moody's Türkiye'nin Baa3 düzeyinde olan "negatif" görünümlü kredi notunu güncellemedi.

Dolar, 2.1880 lira ile geçen Mart ayından bu yana bu yana çıktığı en yüksek düzeyden, bu sabah saatlerinde 2.1365 liraya kadar çekildi. Ancak daha sonra gelen alımlarla 2.14 liranın üzerine çıkan dolar, 2.1430 - 2.1450 lira arasında hareket etmeye başladı.

Avrupa para birimi Euro da, seçim öncesi çıktığı 2.92 lira düzeylerinden 2.86 liraya kadar gevşedikten sonra, biraz toparlanarak 2.87 liranın üzerine döndü. Yarı yarıya dolar ve Euro'dan oluşan döviz sepeti de, 2.55 lira düzeylerinden 2.50'nin de altına geriledikten sonra, yeniden bu düzeyi aştı.

Fitch: Siyasi risk hala yüksek

Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmasına rağmen Türkiye'de siyasi riskin hala yüksek olduğunu belirtti. Kuruluş, siyasi riskin not için kırılganlık olarak kalmaya devam edeceğini kaydetti.

Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch’ten cumhurbaşkanlığı seçimi sonrasında ilk değerlendirme geldi.

Kuruluş, Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmasına rağmen Türkiye'de siyasi riskin hâlâ yüksek olduğunu belirtti.

Fitch, seçimlerin sonucunun seçmenin büyük bölümünün Erdoğan'ı desteklediğini teyit ettiğini ifade etti.

19 Temmuz 2014 Cumartesi

AKP döneminde İsrail ile ticaret rekora koşuyor

Türkiye ile İsrail arasında 4 yıl önce 3 milyar dolar olan ticaret hacmi 2013’te rekor kırarak 5 milyar dolara ulaştı. İsrail Ekonomi Bakanı Naftali Bennett’e göre iki ülke arasındaki ticaret hacmi bu sene yeni rekorunu kıracak.

İsrail ’in Gazze’ye yönelik saldırılarına tepki gösteren muhalefet partileri, hükümetin söylemlerinin tersine ticari alanda bu ülke ile ticari ilişkileri hızla artırdığına dikkat çekti.

"NEREDEYSE İSRAİL’E HARP İLAN ETTİK, OYSA GERÇEKLER GÖRÜNDÜĞÜNDEN BİR HAYLİ FARKLI"

TBMM’de dün basın toplantısı düzenleyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, sabah akşam Gazze’yi ağzından düşürmeyenlerin, İsrail’e petrol akıtılmasına aracılık etmekten hiç rahatsızlık duymadığını söyledi. MHP Grup Başkan Vekili Oktay Vural da Meclis’teki toplantısında “Ateşli konuşmalara bakarsak neredeyse İsrail’e harp ilan ettik. Oysa gerçekler göründüğünden bir hayli farklı. 2002’de, yani AK Parti işbaşına geldiği yıl iki ülke arasındaki ticaret hacmi 1,2 milyar dolar iken bu rakam 2013’te 4,8 milyar doları aşmıştır. Siz kimi kandırıyorsunuz? Gemicikleriniz İsrail limanlarında harıl harıl ticaret yapıyor. Kuzey Irak’tan Gazze’yi vuran uçaklara yakıt taşıyorsunuz.” dedi.

"TÜRKİYE İLE İSRAİL ARASINDA TİCARET GİDEREK BÜYÜYOR"

Rakamlar, muhalefet parti temsilcilerinin iddialarını doğrular nitelikte. Türkiye ile İsrail arasında ticaret giderek büyüyor. 2013 yılında ilk 6 ayda İsrail, Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı 24. ülke iken, bu sene en fazla ihracat yaptığı 17. ülke konumuna ulaştı. İhracatta 7 basamak birden yükselen İsrail’e ihracat artışı yüzde 23 olurken, İsrail’den yapılan ithalat artışı da dikkat çekti. İlk 5 aylık ithalat rakamları, geçen yılın aynı dönemi ile kıyaslandığında yüzde 27 artış sağladı. Bu, 974,7 milyon dolar olan 2013 ilk 5 aylık ithalatının bu yıl ilk 5 ayında 1,247 milyar dolara ulaştığı anlamına geliyor. İki ülke arasındaki ticaret hacmi 2008 yılında 3,4 milyar dolar iken, rakam 2010’da 3 milyar dolara, 2011 yılında 4,4 milyar dolara ulaşmıştı. Türkiye-İsrail ticaret hacmi, 2012’de yine 4 milyar doları aştı, 2013’te ise 5 milyar dolar olarak kaydedilen ticaret hacmi, İsrail Ekonomi Bakanı Naftali Bennett’e göre bu sene yeni rekorunu kıracak.

"BU SENE YENİ REKOR KIRALABİLİR"

İsrail Ekonomi Bakanı Bennett, temmuzda Türkiye-İsrail ticaret hacmine değinerek, “2013’teki Türkiye-İsrail arasındaki ticaret rekorunun ardından 4 ayda ihracatımız yüzde 25 artışla 949,2 milyon dolara ulaştı. Türkiye’den ithalat ise yüzde 21 arttı. Bu, 2013’te iki ülke ticaretinde kırılan rekorun bu sene tekrar kırılabileceğine işaret. Bunun için 2014’ün ilk üç ayındaki trendin devam etmesi yeterli.” açıklamasında bulunmuştu.

"İSRAİL’İN TÜRKİYE’YE İHRACATININ YÜZDE 70’İNİ KİMYASALLAR OLUŞTURUYOR"

Konu ile ilgili gazetecilere birçok kez açıklamada bulunan İsrail Ekonomi Bakanlığı Dış Ticaret Müdürü Ehud Cohen de Türkiye ile İsrail arasındaki ticari ilişkisinin hızlı geliştiğini, bunun Türkiye’nin İsrail’de yatırımını da teşvik ettiğini vurgulamıştı. Mayısta bazı Türk şirketleri yöneticilerinden oluşan delegasyon İsrail’deki bir konferansa katılmak için İsrail’e gitmişti. Burada ileri teknoloji konulu konuşmalar yapılmıştı. İsrail’in Türkiye’ye ihracatının yüzde 70’ini kimyasallar oluşturuyor. Bunların başında Oil Refineries ve Carmel Olefins şirketlerinden yapılan ithalat geliyor. Yüzde 9 oranında plastik ve lastik mamulleri ithalatı yapılıyor. Yüzde 6,5 oranında da elektrikli ekipmanların ithalatı yapılıyor. İsrail ise Türkiye’den çok çeşitli malzemeler alıyor. Plastik, lastik, mineral, tekstil, beton, seramik, cam makineleri ve otomotiv sektörü ile ilgili alım yapıyor.

17 Temmuz 2014 Perşembe

76 yıllık tatlıcıyı Lübnanlılar aldı

76 yıllık tatlıcıyı Lübnanlılar aldı
Türkiye çapında günlük pasta dağıtımı yapan tek firma olan Özsüt, Lübnan asıllı işadamı Mustafa Aşur’a satılıyor.

Türkiye çapında günlük pasta dağıtımı yapan tek firma olan Özsüt, Lübnan asıllı işadamı Mustafa Aşur’a satılıyor. Aşur’un sahibi oldu Infinity Invest Holding Anonim Şirketi, Özsüt’ün sahibi STG Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’ni satın almak için Rekabet Kurulu’na başvurdu. Rekabet Kurulu’nun onay vermesi halinde İzmir’in 76 yılık markası el değiştirecek.

İzmirliler, 1938 yılında Kemeraltı’ndaki dükkanda Sefer Usta’nın yoğurt ve kaymağıyla ile tanıştı. 1980 yılına gelindiğinde Sefer Usta’nın oğlu İbrahim Urlulu liderliğinde Özsüt muhallebisi olarak büyüdü. İlk şubesi, kuruluşundan 53 yıl sonra İzmir Alsancak’ta açılan Özsüt, 1996 yılında altı farklı şubede müşterilerini ağırlamaya devam etti. 2002 yılında şube sayısını 50’ye çıkarmayı başaran marka, 2014 yılının Mayıs ayında Azerbeycan’ın Bakü şehrindeki şubesini açtı. Azerbeycan ve Türkiye’deki 44 şehirde bulunan 185 bayisi ile müşterilerine hizmet vermeye devam eden Özsüt, bugün 10 bin metrekarelik fabrika alanı ve bin 500 metrekarelik soğuk hava deposu ile 3 bin kişiye istihdam sağlıyor.

Türkiye çapında günlük pasta dağıtımı yapan tek firma olan Özsüt’ün ortakları, satış için Rekabet Kurulu’na başvurdu. Özsüt ortaklarının şirkete talip olan Infinity Invest Holding Anonim Şirketi’nin Sahibi Mustafa Aşur’la görüşmeye başladığı öğrenildi. Lübnan asıllı bir işadamı olan Aşur, Türkiye, Ortadoğu ve Karadeniz’in en büyük petrol depolama ve lojistik firmalarından biri olan Delta Petrol’ün de ortağı. Aşur’un eşi Işık Keçeci Aşur’un ise Amerikan kahve zinciri Starbucks’ı Türkiye’ye getiren Ortadoğulu Alshaya’nın Türkiye Genel Müdürü ve Caffe Nero Türkiye’nin ortağı olduğu öğrenildi.

28 Mayıs 2014 Çarşamba

Dolar yine yükselişe geçti

Dolar son bir haftanın en yüksek seviyesini gördü serbest piyasada dolar 2.11'e kadar yükseldi.

Dün güne 2.09'un altında başlayan dolar 2.1072'ye kadar yükselerek, bir haftanın en yüksek seviyesini test etti. Dün günü 2.10'un hemen üzerinde tamamlayan dolar bu sabah serbest piyasada 2,1010 liradan güne başladı. Açılışın ardından 2,1120 liraya kadar yükselen dolar sonra 2,1109'dan alıcı buluyor.

Kapalıçarşı'da euro ise 2,8630 lira oldu

26 Mayıs 2014 Pazartesi

Hilal Cebeci dış borcu basıp basıp ödeyecek.



Bir ülkenin masraf kalemleri arasında dış borçlar büyük önem taşır. 

Özellikle IMF gibi kuruluşlara olan borçların fazla olması ülkenin yatırımcılar için değeri belirleyen kalemler arasında önemli bir yer tutar. Tüm bu dış ve iç borçların ödenmesi insanların yaşam kalitesinen yatırımlarına kadar pek çok konuda belirleyicidir. İşte bu kadar önemli bir konuda fikrini belirten Hilal Cebeci dış borçları kapatmak için mizahi bir dille şu öneride bulunmuş…


23 Mayıs 2014 Cuma

Emlak vergisini %15 az ödemenin yöntemi ne?

Emlak Vergisi'nin ilk taksidinin ödenme tarihinde sona doğru yaklaşılırken birçok ev sahibi katlanan vergi tutarından şikâyetçi. 

Emlak Vergisi iki ayrı değer göz önüne alınarak hesaplanıyor. Bunlardan ilki 4 yılda bir belirlenen arsa metrekare birim fiyatları. Bu değer 2014'te yeniden belirlendi ve birçok şehir ve ilçede yüzde 300'leri bulan artışlar nedeniyle mahkemelere taşınmaya başlandı. Takdir komisyonları tarafından belirlenen arsa bedelleri bu yıl mahkemeye götürülebiliyor. Çünkü önceki yıllarda komisyon kararlarına itiraz edilemiyordu. Anayasa Mahkemesi bu düzenlemeyi Anayasa'ya aykırı bulunca iptal etti. Böylece vatandaşların Emlak Vergisi'nin bir ayağına ilişkin mahkemeyolu açıldı.

Diğer ayak ise bina inşaat maliyeti. Bu maliyetleri Maliye Bakanlığı her yıl yenidenyayımlıyor. İşte yüksek belirlenen arsa bedelinden daha fazla ödenecek vergiyi deetkileyen ve gözden kaçan uygulama da burada başlıyor.

Belediyeler Maliye'nin cetveline göre binaların metrekaresini çarpıp verginin diğer ayağını belirliyor. Fakat belirlenecek maliyet 5 ayrı sınıfta toplanıyor. Lüks, 1, 2, 3 ve basit sınıf olarak. Belediyeler bu sınıfları şimdi ya müteahhitlerin bayanına göre ya da kendisi belirliyor. Vergiyifazla almak için de birim fiyatı fazla olan sınıfı seçiyor. Oysa belediyelerin belki de işine gelmediği için uygulamadığı ve binanın hangi sınıfta olduğunu düzenleyen yasal düzenlemelermevcut.

İlk olarak 1972 yılında çıkarılan Emlak Vergisi'ne Matrah Olacak Vergi Değerlerinin Takdirine İlişkin Tüzük konuya el atmış. Bu tüzükte binalar 5 sınıfa ayrılarak bu sınıfların nasıl belirleneceği Maliye Bakanlığı'na bırakılıyor. Bakanlık da 15 Aralık 1983'te hangi yapınınlüks hangisinin birinci hangisinin ikinci sınıf olacağını belirlemiş. Örneğin binanın lüks sayılması için dış cephesi, mermer, çini ve bakır kaplamalı olmalı. 2'den fazla odası gizli ışıklandırmalı, 2'den fazla odası ısı ve ses yalıtımlı gibi birçok özelliği olmalı.

YARIDAN FAZLA ÖZELLİĞİ İÇERMELİ

14 seri No'lu tebliğde de Maliye Bakanlığı yukarıdaki 2 yasal düzenlemeye dikkat çekerek binainşaat maliyetinin belirlenmesinde bakanlığın 15 Aralık 1983'te yayımladığı cetvele göre belirlenmesi gerektiğini belirterek bu konudaki şüphelere de yer bırakmıyor. Aynı tebliğde bir sınıfın yarısından fazla özelliği bünyesinde barındıran binanın o sınıfa gireceği ifade edilerek bir sınıfın özelliklerinden yarısından bir az özelliği taşıyan binanın bir alt sınıfta değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Bu ise verginin yüzde 15'e kadar düşmesini sağlayabiliyor.

22 Mayıs 2014 Perşembe

Ali Rıza dede Türkiye'nin tüm borçlarını kapatacak.

Yaklaşık 50 yıldan beri definecilik yapan 85 yaşındaki Ali Rıza Ayaz, kendisine istediği yerde kazı izni verilmesi halinde Türkiye'nin tüm borçlarını kapatacağını iddia etti.

Yıllarca definecilik yapan Ali Rıza Ayaz, Elazığ'da Firavun'dan kalma hazinenin yerini bildiğini, Adıyaman'ın Çelikhan ilçesi Pınarbaşı beldesinde ise büyük bir hazinenin olduğunu iddia ediyor.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na, Başbakanlığa ve Cumhurbaşkanlığı'na kazıyla ilgili izin talebinde bulunduğunu ifade eden Ali Rıza Ayaz, 'Bana kazı izni verilmesi halinde ben Türkiye'nin tüm borçlarını karşılayacak bir hazine bulacağımı iddia ediyorum. Elimde harita ve aletler var. Avrupa ve dış ülkelerden bazı bilim adamlarıyla daha önceden yaptığım çalışmalar neticesinde hazinelerin yerini biliyorum.

 Devletin izin vermesi halinde çeşitli hükümdarların hazinelerine, yer altı saraylarına ulaşabilirim. Elazığ'da Firavun'un hazinesinin olduğu yeri biliyorum. Adıyaman'ın Çelikhan ilçesine bağlı Pınarbaşı beldesinde üç hükümdara ait hazinenin yerini biliyorum. Devlet görevlilerinin nezaretinde, kazı yapmak için izin istiyorum. Adıyaman Müze Müdürlüğü'ne Adıyaman'ın Çelikhan ilçesine bağlı Pınarbaşı beldesi için müracaatta bulundum' dedi.

19 Mayıs 2014 Pazartesi

Zenginler nasıl zengin oluyor.

ABD'de yapılan bir araştırmada, zenginlerle fakirler arasında giderek büyüyen refah açığının nedenine yer verildi.

Dünyada zenginlerle fakirler arasında giderek büyüyen refah açığı, her daim tartışılan bir konu olmuştur.

Son olarak konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Ekonomist Paul Krugman, hedge fon yöneticilerinin milyar dolarlık maaşlarının, büyüyen refah açığında eğitimin rolünün çok az olduğunu ortaya koydunu söyledi.

Krugman, yatırımcıların paradan daha çok para yaptığı için zenginin giderek zenginleştiğini savundu.

Modern ''Eşitsizlik dereceyle ilgili değil, oligarşiyle ilgili'' diye konuştu.

Fakat ABD'de yapılan bir çalışma, tam tersi yönde bir görüş ortaya koydu.

Duke University'den araştırmacı Jonathan Wai tarafından yapılan bir çalışmada, dünyadaki multi milyarderlerin iyi eğitim aldığı ve bişisel yeteneklerinin güçlü olduğu sonucuna ulaşıldı.



17 Mayıs 2014 Cumartesi

Somalı madenciler bankalara borçlu çıktı.

Bankaların borç silme hamlesi madencinin borcunu gündeme getirdi. Soma’da bankalardan kullanılan bireysel kredi ile kredi kartı borçları 690 bin TL çıktı. Bu rakam bankaların verdiği toplam kredilerin % 0.00006’sı ediyor.

Türkiye’de iş yapan birçok banka Soma’da meydana gelen maden kazasında hayatını kaybedenlerin borçlarını ardı ardına sildiklerini açıkladı. Hayatta kalanların ise borçlarını yeniden ele alarak, yapılandıracaklar.

Ticari hukuk kuralları içinde kredi borçlusu hayatını kaybettiğinde borcu mirasçılarına kalıyor. Borç sigortalanmış ise bu borçları sigorta şirketi ödüyor.
Bununla birlikte Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurumu (BDDK) iki ay önce çıkardığı düzenleme ile sigorta zorunluluğunu kaldırdı. Bankalar artık bireysel kredi verdikleri müşterilerinden zorunlu olarak Hayat Sigortası yapmalarını isteyemiyor. Bankalar sadece konut kredilerinde müşterilerinden hayat sigortası yapmalarını isteyebiliyorlar. Konut kredileri de belli bir teminat karşılığında verildiği için bu kredilerin de banka açısından çok fazla bir riski bulunmuyor.

Ortalama gelir: 1.400 TL
Bir bankacının verdiği bilgiye göre Somalı madencilerin gelir ortalaması 1.400 TL’ye işaret ediyor. Bankalar BDDK’nın çıkardığı yeni yasal düzenlemeler kapsamında bir kişiye en fazla maaşının 5 katı kadar kredi limiti tanıyor.
Türkiye’de yaşanan bu acı olayın ardından Soma halkının bankacılık sektöründen kullandığı kredilerin tutarına bakıldığında madencilerin gelirinin ne oranda kredi kullanımına etki yaptığı da görülüyor.
Tüm Soma halkının sistemden kullanabildiği ticari, bireysel kredi kartı ve bireysel tüketici kredilerinin toplam tutarı 775.823 bin TL’yi aşmıyor. Burada 85 bin TL’lik ticari krediler düşüldüğünde, bireysel borç toplamının 690 bin TL olduğu görülüyor.

Sigortasız risk: 1.336 TL!
Bankalar arka arkaya madencilerin acısını paylaştıklarını ve hayatını kaybeden işçilerin borçlarını sildiklerini açıklarken, Somalılar kamu ve özel bankalardan 614.583 bin TL bireysel kredi, 76.857 bin TL bireysel kredi kartı ve 84.383 bin TL ticari kredi almışlar. Bu arada bir diğer önemli ayrıntı da bankaların bütün kredi riskleri neredeyse sigorta kapsamında. Soma’daki sigortasız toplam risk sadece 1.336 bin TL’ye işaret ediyor.

9 Mayıs 2014 Cuma

Buğday dondu ekmekte büyük tehlike

Buğday kuraklık ve dondan en çok etkilenen ürünler arasında yer alırken, bazı bölgelerde rekolte kaybı yüzde 50’yi aştı.

29-30 Mart’ta yaşanan don olayı sonrası Çukurova’da hasatın 1 ay öne geldiğini ifade eden Ceyhan Ziraat Odası Başkanı Yavuz Tezcan, buğday hasatının biçerdöver ile değil çim biçme makineleri ile yapıldığını söyledi.

 Geçen yıl Ceyhan’da 200 bin ton buğday üretimi yapıldığını belirten Tezcan, “Sulama yapılan bölgelerin durumu biraz daha iyi ancak bu yılki üretim 100 bin tonu geçmez” dedi. Ceyhan’da 60-70 bin dekarda hasat yapıldığına dikkat çeken Tezcan, “Buğday başakları boş. Hepsi saman oldu. Geçen yıl 65-75 kuruş olan buğday fiyatı 90 kuruşu geçti. Önlem alınmazsa buğday ithalatı artar. En çok etkilenen de ekmek fiyatları olur” dedi.


YÜZDE 25 KAYIP

Kuraklığın etkisinin beklenenden daha fazla olduğunu ifade eden Türkiye Ziraatçılar Derneği İbrahim Yetkin, “Türkiye genelinde büyük problem yaşanıyor. Şu an yağmur yağması hiçbir şeyi değiştirmez. Türkiye genelinde yüzde 25’lik rekolte kaybı yaşanması bekleniyor” dedi. Bu bölgenin Türkiye’nin ihtiyacını karşılamada üçüncü sırada olduğunu belirten Yetkin, “Toprak Mahsulleri Ofisi geçtiğimiz günlerde 2.5 milyon ton buğday ithal etme yetkisi aldı. 2.5 milyon tona yakında deposunda bekliyor. Eğer önlemler yeterli olmazsa ilk etkilenecek olan ekmek fiyatları olur” dedi.

Kaliteli buğday yetişmiyor

TÜRKİYE’de kaliteli buğday üretimi konusunda da büyük sıkıntı yaşandığını dile getiren İbrahim Yetkin, “Kaliteli buğday olmadığı için un üreticileri yurtdışından buğday ithal ediyor. TMO fiyat artışını engellemek için önceden ürün toplamaların önüne geçmeli” diye konuştu.

8 Mayıs 2014 Perşembe

Zafer Çağlayan 10 bin dolarlık ayakkabı giyiyormuş!

Ne ayakmış breh breh!

700 bin liralık saatiyle konuşulan eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın ayakkabısının da 10 bin dolar (21 bin TL) olduğu iddia edildi.

700 bin TL'lik saatiyle ilgili verdiği ifade ve saat şirketinin bu ifadeyi yalanlamasıyla gündemde olan eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan şimdi de ayakkabılarıyla gündemde.

Aydınlık gazetesinin haberine göre İtalya’nın Milano şehrinde özel olarak üretilen ve fiyatları 10 bin dolar civarı olan el yapımı ayakkabılardan bir çift de Zafer Çağlayan da mevcut.

27 Nisan 2014 Pazar

Yüzbinlerce emekli haciz kıskacına düştü.

Birçok vatandaş, emekli olduktan sonra işyeri açıp esnaflık yapıyor. Bu kişiler, 2003’teki kanun değişikliği ile Sosyal Güvenlik Destek Primi yükümlüsü oldu. Ancak çoğu yükümlünün bundan haberi olmadı.

SGK da borçluların sayısını bilmiyordu. Maliye’nin 2012’de yaptığı hesaplamada 612 bin emeklinin borcu çıktı.

Emekli olduktan sonra işyeri açıp esnaflık yapanların başı, Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) ile dertte. Yüz binlerce emekli, birikmiş destek primini ödeyemediği için maaşından haciz yoluyla kesinti riski ile karşı karşıya. Normalde emekli maaşlarına haciz konulamıyor; ancak Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) olan borçlar ile nafaka borçları istisna tutuluyor. Dolayısıyla SGDP borcu olan emeklilerin maaşından kesinti yapılıyor. SGK aslında kaç kişinin destek primi kapsamında çalıştığını tespit edemiyordu. 2012 yılında Maliye Bakanlığı ile yapılan veri alışverişinde prim ödemesi gereken kişi sayısının bilinenin çok üstünde olduğu ortaya çıktı. Buna göre, destek primi borçlusu 612 bin 518 kişi. Yıllarca ödenemeyen borçlar sebebiyle 800-900 TL maaş alan emeklilerin 10 bin lirayı aşan prim borcu birikti ve toplamda 1 milyar 192 bin TL’ye ulaştı. SGK, 2012’den itibaren  borçluların peşine düştü. Uzmanlar, bakkal, terzi ve benzeri küçük işler yapan emeklilerin bu denli yüksek prim borçlarını ödemesinin mümkün olmadığını belirtiyor. Çözüm olarak, haciz yerine birikmiş borçlara af öneriliyor.

     SGK verilerine göre 612 bin emeklinin 1 milyar 192 bin lira destek primi borcu bulunuyor. Uzun yıllardır ödenemeyen borçlar nedeniyle 800-900 TL emekli maaşı alan kişilerin 10 bin lirayı aşan prim borçları birikti. Bu borçların ödenebilmesi için geçen yıl emeklilere, taksitle ödeme imkanı getirilmişti. Ancak emeklilerin önemli bir bölümü bu affa rağbet göstermedi. Aftan sonra borçlu sayısı azalacağına artarak 612 bin emekliye çıktı. SGK, destek primi borçlarını tahsil edebilmek için emekli maaşlarından yüzde 25 kesinti yapıyor. Uzmanlar, bakkal, terzi ve benzeri küçük işler yapan emeklilerin bu denli yüksek prim borçlarını ödemelerinin mümkün olmadığını, birikmiş destek primi borçlarına af çıkarılması gerektiğini belirtiyor.

Zaman

26 Nisan 2014 Cumartesi

Bank Asya A101'i sattı.

17 Aralık operasyonunun ardından nakite sıkışan Bank Asya, perakende mağazası A-101'deki hisselerini sattı. 

2015'te halka arz etmeyi planladığı A-101'i elden çıkarmak zorunda kalan Gülen grubuna yakınlığı ile bilinen Bank Asya, 26 Ocak'ta A-101'deki yüzde 18 hissesini 298 milyon liraya satacağını belirtmişti.

Dün ise A-101'deki yüzde 21.83 hissenin 350 milyon lira bedelle Memeroial Sağlık ve Aydın Örme'nin sahibi Aydın Ailesi'ne ait Aydın Perakendecilik'e satıldığı belirtildi. Aydın Ailesi A-101'in yüzde 51 ile en büyük ortağı oldu. Bank Asya'dan KAP'a yapılan açıklamada, satıştan 303.2 milyon TL kâr elde ettiğini bildirdi.

22 Nisan 2014 Salı

Hazine sözleşmesi fesh edilen özel şirketlerin kredi borcunu ödeyecek!

Devletin malı hazine.

HAZİNE, “borç üstlenim koşullarını” açıkladı. Müsteşarlık tarafından dün Resmi Gazete’de yayınlanan yönetmeliğe göre, sözleşmenin şirket kusuru nedeniyle feshedilmesi durumunda Hazine’nin şirketin aldığı kredilere yönelik üstleneceği borç ana kredinin yüzde 85’i kadar olacak.

  Başta şehir hastaneleri olmak üzere yap-İşlet-devret ve yap-işlet-kirala yöntemiyle yapılan birçok proje için belli koşullarda Hazine’nin borç üstlenmesi kanun değişiklikleriyle gündeme gelmişti. Buna göre yatırım tutarı 1 milyar TL olan kamu-özel ortaklığı projelerle, asgari yatırım tutarı 500 milyon TL olan eğitim  ve sağlık yap-kirala-devret projelerinde; sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi durumunda yatırım ve hizmetler için sağlanan ana kredi ve ana krediye yönelik türev ürünlerden kaynaklanan mali yükümlülükler Hazine tarafından üstlenilecek.

Bir idare bir proje için Hazine’nin “borç üstlenim taahhüdü” vermesini isterse ihaleyle ilgili şartnameyi yayınlanmadan önce sözleşme taslağı ile Hazine’ye iletecek. Müsteşarlık, sözleşme taslağındaki ve borç üstlenimini doğrudan ilgilendiren hükümleri değerlendirecek ve uygun bulması halinde görüş verecek. Konu Bakanlar Kurulu’nda da görüşülecek. İhalenin gerçekleştirilmesinden sonra, müsteşarlık sözleşme taslağını yeniden değerlendirecek ve uygun bulması halinde “uygun” görüşü verecek. Bir yıl içinde sağlanacak borç üstlenim taahhüdü limiti her yıl bütçede belirlenecek.