sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Aralık 2022 Perşembe

Karın şişliği yapan kanser türü.

 Hangi kanser türü karın şişliği yapar?

Karında şişlik veya genişleme, yumurtalık kanserinin erken ve bazen de tek belirtisi olabilir. Karında şişlik, hem erkek hem de kadınlarda sık görülen yaşam kaybı riski yüksek olan kolorektal yani kolon ve rektum kanserlerinin belirtisi de olabilir.

Karında şişlik ne zaman tehlikelidir?

Zorlu, “Devam eden karın şişkinliği ve yanında başka şikâyetlerin olması; karın bölgesinde hassasiyet, şiddetli ishal ve dışkıda kan görülmesi, yüksek ateş, 6- 8 saat yemeden ve içmeden kesilme gibi şikâyetler varsa muhakkak hekime başvurmak gerekir.

Bağırsak kanserinde karın şişer mi?

Kolon (kalın bağırsak) kanserinin ilerlediği ve bağırsağı tıkadığı durumlarda ise karında şişlik ve ağrı oluşmaktadır. Bu tür şikayetleri olanların doktora başvurması, erken tanı için önemlidir. Belirtileri de kolon kanseri bir diğer adıyla kalın bağırsak kanserinin en önemli belirtileri arasındadır.

6 Şubat 2021 Cumartesi

Türkiye de kullanılan Sinovak aşısı 3.faz sonuçları açıklandı.

Türkiye'nin de 50 milyon doz satın aldığı Sinovac'ın geliştirdiği corona aşısının üçüncü faz sonuçları açıklandı. Brezilya'daki sonuçlara göre yüzde 50.6, Türkiye'deki çalışmalara göre yüzde 91.2 koruyuculuğu olduğu belirtilen aşıya Çin'de kullanım onayı verildi.

Corona virüsü salgınını bitirmek için pek çok ülkede aşılar geliştirilirken, Türkiye’nin de satın aldığı Sinovac tarafından üretilen CoronaVac aşısıyla ilgili sıcak gelişmeler yaşanıyor. Aşının etkinlik oranına ilişkin önceki fazlarda farklı test sonuçlarının açıklanması soru işaretleri doğurmuştu. Üretici şirket Sinovac, aşının üçüncü faz denemelerine ilişkin sonuçları açıkladı.

Türkiye ve Brezilya’daki test sonuçlarını ayrı ayrı duyuran Sinovac, Güney Amerika ülkesindeki denemelere 18 yaş üstü 12 bin 396 kişinin katıldığını duyurdu.

TÜRKİYE VE BREZİLYA’DA FARKLI SONUÇLAR

Gözlem sürecinde 253 pozitif vakanın meydana geldiği belirtilirken, 14 gün arayla uygulanan iki doz sonrası aşının enfeksiyonu önlemede yüzde 50.6, tedavi gerektiren vakaları önlemede yüzde 83.7 ve hastane yatışları ile ölümcül durumlara karşı ise yüzde 100 koruma sağladığı ifade edildi. Türkiye’deki çalışmalara da ayrı bir parantez açan Sinovac, 14 gün arayla iki doz aşı olan kişi sayısının 1322 olduğunu duyurdu. 29 vaka üzerindeki analizlerin baz alınmasına göre, Türkiye’de çalışmaların sonucunda koruyuculuk oranının yüzde 91.25 olduğu vurgulandı.

11 Eylül 2020 Cuma

Kına ayak mantarına kolay çözüm

Ayak mantarının genellikle genç ve erişkin erkeklerde görülen ve çok sık rastlanan bir deri hastalığı olduğuna dikkat çeken Dr. Coşkun, “Tedavisi basit ama çok inatçı ve dirençli bir hastalık olduğu için kolay kolay geçmez, asla kendiliğinden kaybolmaz.

 Ayağınızın altında kepeklenme, kızarma ve kuruma gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Onun dışında kaşıntı, kızarma, su toplama, soyulma ve yarılma gibi görüntü meydana gelir. Ayrıca, aynı ayakkabıyı giymek, uzun süre çorap kullanmak ve çok nemli ortamda bulunmak ayak mantarına sebep olur” dedi.


Dr. Coşkun, mantardan korunmak için ayağın temiz, serin ve kuru tutulması gerektiğini kaydederek, “Pamuklu, yün veya bunlar gibi emici maddelerden yapılmış çorap giyilmelidir. Kullandığınız kremlerin veya ilaçların yanında ben size kınayı tavsiye ediyorum. Çünkü kına hem cilde faydalıdır hem de yanık, kızarık ve soyulmuş bölgelerde harikadır.

 Bildiğimiz toz kınayı 1 litre suya 5 tatlı kaşığı ilave edin 20 dakika fokur fokur kaynatın ve ılıyınca mantarlı bölgeyi yıkayın. Böylece o bölgedeki inatçı mantar iyileşme yoluna girer. Bu uygulamaya en az 1 ay devam edin ve mümkün olduğu kadar temiz oksijeni ayağınızdan eksik etmeyin. Kına sayesinde ayak mantarını bir ay içerisinde silebilirsiniz” diye konuştu.

21 Mayıs 2020 Perşembe

Sağlık için çin çayı içmek faydaları.

Çin çayı diye bir çay duydunuz mu daha önce? Peki bu çin çayı nedir, nelere iyi gelir ve ne gibi faydaları vardır biliyor musunuz? Çin çayı hakkında bir bilginiz yoksa bu makalemizde hepsni öğreneceksiniz hanımlar ve beyler.

Sağlık açısından çok faydalı olan bir çok rahatsızlığa iyi gelen ve tedavi eden çin çayının yararlarını ve nasıl kullanılması gerektiğini sizlerle paylaşıyoruz, buyrun.

Çin Çayının Faydaları

Liu Wei Di Huang Wan patentndeki klasik çin çayındaki bitkisel formüller sağlığa bire birdir. Şeker hastalığı, yüksek kolesterol, düşük adrenal, işitme yoksunluğu, görme zayıflığı, uykusuzluk gibi birçok soruna iyi gelmektedir. Genç ya da yaşlı farketmez herkese faydalarını gösterir. Yavaş büyüyen gelişmemiş çocuklarda başarılı bir şekilde yardımcı olarak hızlı büyüme ve gelişmeyi sağlar. Bu formüldeki 6 bitki, kızılağaç köklü melez oğul otu, Dioscorea sap kökü, yabani kızılcık, şakayık, Poria Cocos mantarı, Alisma plantago aquatica kök sapından oluşur.

Böbrek ve karaciğer yetersizliği hastalığında tanı konduğunda bu çay içilebilir, hastalığı iyileştirici etkisi vardır. Kuruyan kafa derisi, tırnak kırılmaları, kuru cilt ve dil sorunlarında da endikedir. Gözlere, diyabet, sırt ve ayak ağrısı, zayıf dizler, aşırı susama, huzursuzluk, baş dönmesi, geze terlemeleri, sık idrara çıkma ve idrarda yanma, koyu lekeleri tedavi edici bir Çin tıbbi formülüdür. Yaşlanmaya bağlı sorunlar, stres, ateş sorunlarını yatıştırır, hayati sıvıları kontrol eder.

Bu çay, lenfositlerin sayısını artırır ve sitokinlerin üretimini düzenler, böylece vücudun bağışıklık fonksiyonları düzenlenmiş olur. Seks hormonlarının üretimini artırırken, enfeksiyon önleyicidir, adrenal kortesk hormonlarını düzenler. Kan şekeri seviyesini azaltır, diyabet için süperoksit dismutaz (SOD) a

3 Mart 2020 Salı

Corona virüsü ilacı Van'da bulundu

Çin'de ortaya çıkan ve kısa sürede tüm dünyaya yayılan, 3 bine yakın insanın ölümüne neden olan koronavirüse çare bulmak için tıp dünyası seferber olmuşken, Van'dan çarpıcı bir iddia geldi. 30 yıldır hekimlik yapan Mehmet Kasım Alageyik, koronavirüsün ilacını bulduğunu öne sürdü.

Van’da yaklaşık 30 yıldır hekimlik yapan Gönül Baharat isimli iş yerinin sahibi Mehmet Kasım Alageyik, dünyanın gündeminde olan ve binlerce kişinin ölümüne neden olan koronavirüsü ilacını bulduğunu iddia etti. Bitkisel ürünlerle elde ettiği ilacın daha önce kanser, tümör, mide kanseri, astım ve bronşit başta olmak üzere birçok hastalığa çözüm olduğunu ifade eden Alageyik, “Televizyondan öğrendim. Akciğer filmlerini çekiyorlar. Bende filmlerden biraz anlıyorum. Akciğerdeki o virüs; orayı çürütüp, akciğeri devre dışı bırakıyor. Ben de astım, bronşit, akciğer kanserlerini tedavi ettiğim için biliyorum. Bu hastalıklar tedavi oluyorsa, bu da tedavi olur. Yüzde 95, hatta yüzde 100 ilacın koronavirüsüne iyi geleceğini diyebilirim” dedi.



"İLAÇ YÜZDE 100 İYİ GELECEK" Koronavirüsünün ilacının üç ayrı ilaçtan oluştuğunu belirten Alageyik, “İki tanesi tek ve ayrı otlardan oluşurken üçüncüsünü ise 5 otun karışımından elde ettim. Biri akciğerdeki virüsü öldürürken, biri akciğerdeki mikrobu dışarı atıyor, biri de tahrip olan akciğeri yeniliyor. İlaç yüzde 100 iyi gelecek. Devlet gelsin, vereyim. Test etsinler. Bu ilaçlar 15 ile 20 gün içerisinde hastayı tedavi eder” diye konuştu.

"SADECE KANSERLİ 500 HASTAM VAR" İlaçların koronavirüsü dışında birçok hastalığa faydalı olduğunu da sözlerine ekleyen Alageyik, “Sedef hastalığı ve bazı şeker hastalıkları hariç hemen hemen tüm hastalıklara iyi geliyor. Beyin felci, sarılık, sara, kalp ve böbrek yetmezlikleri, prostat, kangren, tümör, mide kanseri, cilt kanseri ve egzamaları, damar tıkanıklığı ile bel fıtığını tedavi ediyorum. Sadece kanserli 500 tane hastam var. Bunun yanında Ankara’daki bir doktorun 16-17 gün ancak yaşayabilir dediği bir hasta geldi. Beyin tümörü 7 santimetreydi ve şuuru gitmişti. Ben 15 günde tedavi ettim, şuuru yerine geldi. 4 ay içerisinde de beyin tümörü, akciğer ve mide kanserinin de olduğu hastayı tedavi ettim. Şimdi sağlığı yerinde ve yaklaşık 80 yaşındadır” dedi. Hekimliği dedesinden öğrendiğini dile getiren Alageyik, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dedem, annem ve halam hekimlik yapardı. Bende onlardan öğrendim. Ürünlerin bir kısmını dağlardan topluyorum. Bir kısmını ‘İran’dan bir kısmını da Mersin’den getiriyorum. Her bölgenin otu ve dolayısıyla ilacı farklıdır. Burada olan Mersin’de olmaz, Mersin’de olan burada olmaz. Onun için dışarıdan getiriyorum. Bazı ilaçlar tek ottan oluşurken bazı ilaçlar ise 5-6 ottan oluşuyor. Kaynatarak suyunu süzüyorum. Daha sonra buzdolabında muhafaza edip hastalara tarif ederek veriyorum.” (İHA)

26 Şubat 2020 Çarşamba

Bölgesel zayıflamada mezoterapi kullanımı - Videolu anlatım


▶ mezoterapi - Dailymotion video

Zencefilin faydaları saymakla bitmez.

Yemeklerde ve içeceklerde kattığı tadın yanı sıra inanılmaz faydaları olan zencefili yaşamınıza dahil etmeniz için pek çok sebep var.

 Birlikte göz atalım…

Tıpkı bir ilaç gibi diş ağrısı, migren, adet sancısı gibi ağrılarda kullanabileceğiniz anti-inflamatuar özelliğe sahiptir.

Her türlü ağrıyı azaltmaya yardımcı olabilir. Eğer kendinizi kötü hissederseniz, taze zencefil suyu veya çayı içmeyi deneyin.

Yüzyıllardır bilinen en temel özelliği antioksidan oluşudur. Vücuttaki yabancı maddeleri, toksinleri atmak için en güçlü yardımcınızdır.

Grip, soğuk algınlığı gibi durumlarda size destek verir. Kısa sürede ayağa kalkmanızı sağlar.

Bunun için limon ve balla karıştırdığınız sıcak suya birkaç dilim zencefil atın ve demleyerek için.


23 Şubat 2020 Pazar

Erkeklerde kısırlık tedavisi

Kadınlarda görüldüğü kadar erkeklerde de görülme olasılığı yüksek olan kısırlık nasıl anlaşılır?



Konuyla ilgili merak edilenleri Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Seval Taşdemir anlattı. İşte erkeklerde kısırlık belirtileri ile ilgili bilinmesi gerekenler.

Erkekler üreme fonksiyonlarının değerlendirilmesi kolay bir işlemdir. 3 ile 5 günlük bir cinsel perhiz sonrasında yapılan sperm analizi ile spermin sayısı hareketliliği ve şekil yapısı hakkında bilgi sahibi olunabilir. Obezite ve hormonal dengesizliklerde erkeklerdeki sperm fonksiyonlarını olumsuz yönde etkilemektedir. Hafif düzeyde sperm düşüklüğü mevcutsa yapılan destekleyici tedavilerle çiftler normal yoldan çocuk sahibi olabilmektedir.


Mide üşütmesine iyi gelen besinler

Mide üşütmesi pek çok sebepten meydana gelebilir. Özellikle kimi yiyeceklerin fazla tüketilmesi en çok da mideyi yoracak. Çok fazla soğuk gıdalar tüketilmesi de mide üşütmesine neden olabilmekte. Peki, mide üşütmesine ne iyi gelir, evde tedavi mümkün müdür?



Yanlış beslenmeden doğan mide üşütmesini, doğru beslenerek kırmak gerekmektedir. Bu nedenle mide üşütmesi yaşayan kişilerin kesinlikle yediklerine dikkat etmeleri gerekmektedir.

Mide üşütmesi kimi durumlarda kusmaya da yol açabilmektedir. Bu yüzden zaten rahatsız olan mideyi, yanlış beslenerek çok yormamak, aynı şekilde hiç beslenmeyerek de boş bırakmamak gerekir. Kimi zaman mide üşütmesi tarihi geçmiş gıdaların tüketilmesiyle de meydana gelebilmektedir. Kimi insanlara da laktoz zararlı gelmektedir ve laktozun vücuda alımı sonucunda mide üşütmesi görülebilmektedir.

MİDE ÜŞÜTMESİNE NE İYİ GELİR?
Sarımsak
Sarımsak, her derde deva bir besin olarak görülmektedir. Benzer şekilde sarımsak birtakım virüsler ya da bakteriler sebebiyle ortaya çıkan mide üşütmelerinde oldukça faydalı olmaktadır.

Bu sebeple mide üşütmesi durumlarında sarımsak tüketmek oldukça yararlı olacaktır. Ancak kesinlikle aşırıya kaçıp mideyi zorlamamak gerekmektedir.


Bal

Bal da mide üşütmesine iyi gelen bir diğer yiyecektir. Balı da mide üşütmesi halinde aşırıya kaçmadan ve yeterli miktarda tüketebilirsiniz. Dilerseniz balı, içeceğiniz bitki çayının içerisine ilave ederek de tüketebilirsiniz. Bu şekilde mideniz daha az rahatsız olacaktır.

Zencefil
Zencefil çok fazla tercih edilen bir besin olmasa da mide üşütmesine iyi gelen bir yiyecektir. Zencefile insanlar keskin ve biraz buruk tadı sebebiyle tereddütlü yaklaşmaktadırlar. Oysa zencefil oldukça yararlı bir besindir.

Bu sebeple mide üşütmesi durumlarında az miktarda zencefili isterseniz çiğ ve sade olarak isterseniz de tozunu bitki çaylarına, salatalarınıza ya da yemeklerinize ilave ederek tüketebilirsiniz.

Tavuk çorbası
Genelde mide üşütmesi yaşayan kişiler aşırı mide bulantısı sebebiyle pek bir şeyler yemek istemezler. Oysa vücuda gıda girmeyi çok önemlidir. Bu durumda hem tadı çok ağır olmayan hem de oldukça faydalı olan tavuk çorbası gönül rahatlığıyla tüketebilmektedir. Çünkü tavuk çorbası da oldukça hafif ve sağlıklı hali ile mide üşütmesine iyi gelen bir yiyecektir.

Kırmızı soğan
Soğan her daim en faydalı bulduğumuz ve doğal antibiyotik olarak nitelendirdiğimiz yiyeceklerden bir tanesidir. Özellikle kırmızı soğan mide üşütmesine çok iyi gelmektedir. Bu sebeple midenizi yoracak kadar fazla olmamak kaydı ile mide üşütmesi problemi yaşadığınız zaman kırmızı soğan tüketmeyi tercih edebilirsiniz.

Keten tohumu
keten-tohumu-hangi-hastaliklara-iyi-gelir_646x340

Keten tohumu başlı başına bir şifa kaynağıdır. Keten tohumunu mide üşütmesi problemi yaşadığınız dönemde muhakkak tercih etmelisiniz. Ancak bu noktada da keten tohumunun aşırı tüketilmemesi gerekmektedir. Özellikle mide üşütmesi yaşayan kişiler kimi gıdaların fazla tüketilmesiyle bu problemi biraz daha fazla yaşayabilmekte ve iyileşmeyi geciktirebilmektedirler.


Bu yüzden keten tohumu da vücudun ihtiyacı olduğu miktarda tüketilmelidir. Bu tüketim şekliyle keten tohumu mide üşütmesi problemine oldukça iyi gelebilecek bir yiyecektir.

Corona virüs : Sadece maske kullanmak yetmez

Enfeksiyon uzmanlarının hastalıkla ilgili Türkiye’de gereksiz ve abartılı bir panik havası yayıldığını belirterek, Türkiye’nin şu anki asıl gerçeğinin dünyada çok daha fazla ölüme neden olan İnfluenza A ve B grubu gripler olması gerektiğini bildirdi.

"GEREKSİZ MASKE KULLANIMI, DİĞER ÖNLEMLERİ GEVŞETEBİLİR"


Aynı zamanda Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi olan Prof. Dr. Alpay Azap, “Salgının çıktığı aralık ayından itibaren çok yakın bir şekilde takip ediyoruz. Olabildiğince bilimsel veriler sunmaya gayret ediyoruz. Ama her salgında olduğu gibi bu salgında da çok fazla kirli bilgi var. Az önce Ankara'dan geldim. Havalimanında maskeli vatandaşlar gördüm. Türkiye’de maske kullanımı şu an çok gereksiz. Özellikle N95 veya FFP3 olarak bilinen tıbbi maskeleri ancak eğitimli sağlık çalışanları doğru şekilde kullanabilirler. Ayrıca maskeleri gereksiz kullanmanın zararı bile var. Yalancı güven duygusu yaratıp, kişilerin hijyen kurallarını gevşetmesine yol açabilir. Şu an için koronavirüsten korunmanın tek yolu, diğer tüm üst solunum yolu enfeksiyonlarında olduğu gibi düzenli ve sık el temizliği sağlamaktır.” dedi.

Sağlık Bakanlığı uyardı: Sadece maske kullanmak yetmez

"BİR KİŞİDE VAR DİYE TÜM UÇAK TARANMAZ"
“Yurt dışına giderken maske takalım mı?” şeklinde sorular aldıklarını kaydeden Prof. Dr. Azap, şöyle konuştu:

“Zaten Çin’e gerekmedikçe gitmeyin uyarısı var. Hastalığın görülmediği ülkelere giderken maske takmaya gerek yok. Türkiye’nin termal kamera tarama uygulaması yaptığı ülkelere gidecekler maske kullanabilirler. Bu virüs uçakta çok kolay bulaşan bir virüs değil. Örneğin termal kameraya birisi yakalandı ve biz bu kişinin riskli bölgelerden geldiğini biliyoruz, ateş olduğunu tespit ettik. O kişinin sadece iki koltuk önde iki koltuk arkada ve iki koltuk yanındaki kişiler, temaslı kabul ediliyor. Yani o uçakta bulunan herkes, uçuş ekibi vesaire, temaslı sayılmıyor. Bizi sevindiren bir bulgu da hala en çok vaka sayısı ve ölümlerin Çin'le sınırlı kalması. Diğer ülkelerde vaka sayılarında dramatik artışlar söz konusu değil. Bu da salgının kontrol altına alınması konusunda ümitlerimizi artıran bir bulgu.”

27 Ağustos 2014 Çarşamba

Alman topmodellen Als'ye çıplak destek


Alman Top Model Micaella Schaffer, Berlin'de Sokak Ortasında neredeyse çırılçıplak Soyunup bir Kova Buzlu Suyu ALS Hastalarına Destek verme Amaçlı Kafasından Aşağı döktü...

Geçtiğimiz Dönemlerde de Türkiye'ye gelerek bazı çalışmalara İmza attan Almanya'nın en tanılan Top Modellerinden Micaella Schaffer, ALS Hastalarına Destek verme amaçlı ilginç bir yöntem kulandı. 

Sokak Ortasında çırılçıplak Soyunup bir Kova Buzlu Suyu ALS Hastalarına Destek verme Amaçlı Kafasından Aşağı döktü.

11 Ağustos 2014 Pazartesi

Aşırı Güneş katarakt yapıyor.

Namık Kemal Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Gamze Varol Saraçoğlu, çocukların, gebelerin, yaşlıların ve kronik hastalığı olanların özellikle çok nemli havalarda doğrudan güneşe maruz kalacak şekilde dışarı çıkmaması gerektiğini belirtti.

Risk grubundaki kişilere dışarı çıkarken şapka ve güneş gözlüğü kullanmasını öneren Saraçoğlu, şöyle konuştu: "Güneşe fazla maruz kalmak, gözlerde erken yaşta katarakt oluşmasına neden oluyor. Ayrıca cilt kanserini de tetikliyor. Sürekli dışarıda çalışmak zorunda kalan işçiler de güneş gözlüğü kullanmalı. Koruyucu kremler de cilt kanserinin önlenmesi açısından önemli. Özellikle dudak ve burun kenarları ve kulak kepçesinin olduğu bölümler güneşe daha fazla maruz kalıyor. Buraları daha çok korumalı."

Saraçoğlu, aşırı sıcaklarda su ya da maden suyu içilmesini önerdiklerini, mısır şurubuyla tatlandırılmış ürünleri tavsiye etmediklerini kaydetti.

Dikkat sıcak hava baş ağrısı yapıyor

Sıcak hava baş ağrısı yapıyor.

Güneş ışınları etkisini artırdıkça, baş ağrılarının şiddeti de artabiliyor. Ancak bu durum, yaz mevsiminin keyfini çıkarmaya engel değil.

Sıcak hava baş ağrısını tetikleyen faktörler arasında. Ancak bulunulan ortamdaki hava sıcaklığının kontrol edilmesi ve uygun tedavi yöntemlerinin uygulanması ile yaz ayları daha keyifli hale gelebilir.

Memorial Antalya Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Bilge Bıyıklı, yaz aylarında rahatsız edici boyutlara ulaşabilen baş ağrıları hakkında bilgi verdi ve sıcakların tetiklediği ağrılara karşı alınabilecek önlemleri şöyle anlattı:

UZUN SÜRE KLİMA KULLANIMI BAŞ AĞRISINI TETİKLER
“Mevsimsel değişiklikler baş ağrıları üzerinde etkilidir. Yaz aylarında, sıcakların artmasıyla baş ağrısı şikâyetlerinde de artış gözlenmektedir. Kronik ağrıları olan kişiler bunun çoğunlukla farkına bile varamayabilir. Oysaki bilimsel çalışmalar sıcak havalarda damarların genişlemesiyle baş ağrılarının da arttığını göstermektedir. Sıcak hava, tansiyon yükselmelerine neden olduğu için özellikle hipertansiyon hastalarında tehlikeli bir durum yaratabilir. Yüksek tansiyon da sıklıkla, kendisini ensede ağrı ile gösterir. Sıcakların yanında lodos da özellikle migreni tetikleyen en önemli nedenlerden biridir. Sıcaklar nedeniyle artan klima kullanımı da, baş ağrılarına neden olur. Klimalı ortamda uzun süre bulunmak baş ağrılarına yol açabilir.

4 Ağustos 2014 Pazartesi

Doğal destekleyici bir içecek : Ayran

Köpüğü, yağlı, aroması ve lezzetiyle vazgeçilmez tatlardan olan ayranın, hem sağlık açısından hem de serinletici etkisi nedeniyle özellikle yazın tüketilmesi tavsiye edildi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından "milli içki" olarak nitelendirilen ve her mevsim tüketilen içeceklerin başında gelen ayranın, yöreden yöreye yapılışı ince ayrıntılarıyla farklılık gösteriyor. Küçükbaş hayvancılığın, belde ve köylerinde yaygın olarak yapıldığı Şanlıurfa'da ayran, bölgeye özgü yağlı yoğurttan üretiliyor.

Lezzetindeki sırrı, köpüğündeki süt yağında gizli olan ayran, koyun sütünden yapılan yoğurttan üretildiğinde ise gerçek tadına ulaşıyor. Geleneksel yöntemlerin yanı sıra makinelerde de üretilen ayran, çeşitli evrelerden geçirilerek sofralara sunuluyor. Yaz aylarında sıcaklığın 50 derece civarına ulaştığı Şanlıurfa'da, özellikle yazın serinlemek için içecek olarak ayran tercih ediliyor.

Hem doğal hem serinletici

Harran Üniversitesi (HRÜ) Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Hayoğlu, sıcakların etkisi, günlük koşturmalar ve spor aktiviteleri sırasında vücudun su kaybederken mineral maddelerin de kayba uğradığını söyledi. Bunun sonucunda vücudun elektrolit dengesinin bozulduğunu, tansiyon, baş dönmesi, baş ağrısı, toleransın düşmesi, sinirlilik ve göz kararması ile halsizlik problemlerinin ortaya çıktığını belirten Hayoğlu, bu durumun sağlık problemleri ortaya çıkardığını dile getirdi.

Hayoğlu, vücuttan kaybolan su ve mineral maddelerin en kısa zamanda yerine konması gerektiğini ifade ederek, şöyle konuştu:

"Bunun ise doğal ve destekleyici gıdalar tarafından sağlanması en iyi ve uygun olanıdır. Ayranda hem doğal olması hem de içerdiği besin maddeleri ve mineraller açısından bu doğal destekleyici gıdaların başında gelmektedir. Ayran ideale en yakın besin olan sütteki tüm besin maddelerini içermesi yanında fermente bir içecek olduğundan süte göre bazı avantajlara da sahiptir. Örneğin laktoz intoleransı olan ve süt içemeyen kişiler, sütteki laktoz parçalandığı için ayranı rahatlıkla içebilir."

Vitamin çeşidi yönünden zengin olan ayranın faydaları

Hayoğlu, ayranın içerdiği proteinlerin yanı sıra çok sayıda vitamin çeşidini de barındırdığını belirterek, şöyle devam etti:

"Ayran, vücut için gerekli olan yağ asitleri ve başta kalsiyum olmak üzere, magnezyum, potasyum, sodyum, fosfor ve çinko gibi mineral maddeler bakımından çok önemli ve faydalı bir kaynaktır. İçerdiği kalsiyum hem kemik erimesini önleme açısından hem de özellikle çocuklarda kemik ve diş gelişimi ve sağlığı açısından oldukça önemlidir. Ayran ayrıca yağda eriyen A,D,E,K vitaminlerinin vücuda alımına da katkı sağlar. Ayran içerdiği laktik asit ve laktik asit mikroorganizmaları sayesinde sindirim sistemini rahatlatır ve düzenler, bağışıklık sistemini güçlendirir, gıda zehirlenmesi ve kanser gibi sağlık problemlerine karşı vücudu destekler, sakinlik verir, dinlendirici, serinletici ve ferahlatıcı özellik gösterir."

Hayoğlu, sıcakların kendini hissettirmeye başladığı bu dönemde insanlara suni ve sağlıksız içecekler yerine hem sağlıkları hem de serinlemeleri için ayran içmelerini tavsiye ettiklerini kaydetti.

Günde bir kase üzüm ye kanser olma.

ÜZÜMÜN FAYDALARI DUYANLARI ŞAŞIRTIYOR.

Üzüm; A vitamini, B1 vitamini, C vitamini, E vitamini, demir, kalsiyum, potasyum, sodyum, magnezyum ve fosfor gibi vitaminler ve mineraller açısından oldukça zengin bir besin. Sağlık sorunlarında getirdiği çözümler ise en az içeriği kadar fazla. Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Çiğdem Bölük Öngüner, üzümün mucizevi etkilerini anlattı.

Üzüm kansere karşı koruyor

Üzümün en önemli özelliği, çok güçlü bir anti-oksidan olmasıdır. E vitamininden 50, C vitamininden ise 30 kat daha fazla anti-oksidan özellik göstermektedir. Bilinen tüm meyveler içinde en güçlü anti-oksidandır. Bu yönüyle de kansere karşı koruyucudur.

Kanser tedavisindeki olumsuzlukları gidermeye yardımcı olur. Özellikle siyah üzümün kabuğunda ve çekirdeğinde anti- kansorejen ve anti-oksidan özellik taşıyan maddeler bulunmaktadır. Araştırmalar bu maddelerin beyin hücrelerini koruduğunu göstermektedir.

Kolesterolü dengeliyor

Üzüm kalp damar sağlığı açısından da oldukça faydalıdır. Yüksek kolesterol problemi yaşayan kişilere kolesterol düşürücü olarak önerilmektedir. Kolesterol üzerine etkisi, iyi kolesterolü yükseltip kötü kolesterolü düşürmesi şeklinde gerçekleşir. Resveratroller, kan damarlarını ve kılcal damarları güçlendirerek damarları korumaktadır. Böylece damar sertliğini önleyerek hem kalp krizi riskini hem de yüksek tansiyon sıkıntısını azaltmaktadır.

Kataraktın düşmanı üzüm

Üzümün içindeki proantosiyanidinler beyin ve karaciğer hasarı üzerine beta karoten, C vitamini ve E vitaminlerinden daha güçlü bir koruyucu etki göstermektedirler. Ayrıca bu maddeler, kanın sulanması ve kan akımının hızlanmasında da görev almaktadırlar. Böylece özellikle gözdeki kılcal damarları güçlendirerek gözün saydam tabakasını korumakta, ilerleyen yaşlarda ortaya çıkan görme bozukluklarının azalmasına da yardımcı olmaktadırlar. Ayrıca katarakt oluşumunu da engellemektedir.

Üzüm cildin yaşlanmasını geciktiriyor

Üzümde bulunan flavanoidler ciltteki kollajen ve elastin dokularını koruyarak erken yaşlanmayı önlerler, cildin sıkı ve elastik olmasını sağlarlar. Hücre yenileyici etkisi ile cildin güzelleşmesine yardımcı olurlar. Üzüm antihistaminik özellikte taşımaktadır. Üzüm çekirdeği histamin salgısını azaltarak alerjiye karşı önleyici etki göstermektedir.

Saçları güçlendiriyor

Flavanoidler, saç hücreleri üzerine de etkilidirler. Saçın büyümesini uyarırken saç hücrelerinde de artışa neden olurlar. Platelet agregasyonunu engelleyerek felce karşıda koruyucu etki göstermektedirler.

Dikkat eksikliğinin ilacı

Üzüm çekirdeği kullanımı deri hastalıklarına iyi gelmektedir. Yapılan çalışmalar, üzüm tüketiminin çocuklarda dikkat eksikliği- hiperaktivite problemlerinede faydalı olduğunu göstermektedir.

Üzüm anti-oksidan ve demir içeriği yüksek bir meyve olması nedeniyle yorgunluğun giderilmesinde etkilidir ve unutkanlığa karşı da koruyucudur. Aynı zamanda üzüm tüketimi C vitamininin etkisini de artırmaktadır. Kan yapıcı özelliği ile üzüm kansızlığa da iyi gelmektedir. Kansızlık için ayrıca üzümden yapılan pekmez ve üzüm suyu tüketilebilir.

Günde 1 kase üzüm stresi azaltıyor

Üzümün posa içeriği de oldukça yüksektir. Hazmı kolaylaştırıcı ve kabızlığı giderici etki göstermektedir. Üzümün, taze olarak günde bir orta boy kase kadar (200gr) ya da kuru olarak 1 kahve fincanı tüketilmesi, yorgunluğun giderilmesine ve stresin azalmasına yardımcı olmaktadır.

Unutulmamalıdır ki; üzüm şeker içeriği de yüksek bir besindir. Bu yüzden şeker hastalarının üzüm tüketim miktarlarına dikkat etmeleri gerekmektedir.

25 Temmuz 2014 Cuma

Biberiye yağı ile canlı saçlar ve cilt bakımı

Biberiye yağının saça ve cilde faydaları


Biberiye, iğneye benzeyen ince yapraklı, daima yeşil kalan bir bitki türüdür.

Biberiye yağının saça ve cilde faydaları resimleri

Biberiye bitkisi pek çok yönde faydalı bir bitki olarak hem zayıflamada, hem cilt bakımında hemde hijyen sağlamada oldukça başarılıdır.

Biberiye çayı özellikle sindirim sistemine faydalıdır. Yağı ise cilt bakımında kuıllanılır. Ayrıca Biberiye, derin temizlik sağlar ve antibakteriyel ürünlerden daha mikrop kırıcı özelliğe sahiptir.

Zihne ve bedene canlılık veren ve tansiyon düzenleyici bitkisel etki yapan biberiye yağı, profesyonel spor yapanlar tarafından da masaj biçiminde kullanılmakta ve kas ağrılarına, kas kramplarına karşı faydalı tarafından yararlanılmaktadır.

Biberiye yağının saça Faydaları:
Saç dökülmesi alopesi şikayeti olanlar, saç uçlarında kırılma görülenler için ve ayrıca migren ağrıları için saç ve kafa derisi bölgesinin masajı son derece faydalı olmaktadır.  Biberiye Yağının Saça Faydaları sadece saç dökülmesi için değil kepek şikayeti olanlar için de son derece önem arz eder. Saçları besleyen biberiye yağı, saç köklerini ve dokusunu besleyerek saç dökülmesine mani olur.  Yağlı saçlar için biberiye yağı iyi bir saç temizleme kürü olabilmekte ve saçları yağlardan arındırmak için bir hayli işe yaramaktadır.  

Biberiye Yağının cilde Faydaları:
Biberiye de bulunan turmerik yağlar  cildin ph dengesini dengede tutuyor.  Alternatif bitkisel tedavi yöntemlerinde sıkça kullanılan biberiye yağı burun tıkanıklığı için papatya yağı ile birlikte kullanıldığında önemli bitkisel faydalar sağlıyor.

Postişler saça zarar verir mi?

Saça Zarar Veren Maddeler neler


Saçlar özellikle biz kadınlar için oldukça önemlidir. Saç bakımı yapmanın yanısıra saçlara zarar veren maddelerden de uzak durmak şarttır. İşte saçınıza zarar veren 5 madde:

   Saç spreyleri

Saç spreyi gerekli olduğunda, az miktarda ve saçlarınızın diplerine değil uçlarına doğru uygulanmalıdır. Yoğun saç spreyi saçlarınızın kırılmasına ve aşırı kimyasal madde içerdiğinden dolayı saç dökülmelerine neden olur.

   Çok fazla şampuan kullanmak

Şampuan ve saç kremleri saç bakımı için size yardımcı olabilir ancak fazla kullanmak saç derinize zarar verir ve saçlarınızın kurumasına neden olur.

   Kimyasal olan saç boyaları

Kimyasal saç boyaları farklı kimyasal ürünlerden meydana gelmektedir. Eğer saçlarınıza yeni bir renk vermek istiyorsanız bu boyalar oldukça tehlikelidir. Kimyasal içerikli boyalar uygulama sırasında tırnak etlerine ve saç diplerine kalıcı hasara sebep olur. Ayca astım, solunum hastalıkları ve cilt alejileri gibi pek çok rahatsızlığa sebep olur.

   Sıkı saç aksesuarları

Sıkı saç aksesuarları saç köklerinin kopmasına sebep olur. Sıkı saç bantları, tokalar ya da aksesuarlar uzun süre saçınızda kaldıklarında saç derinizin köklerine zarar verir.

   Postişler

Özel bir davet ya da düğün belki de birkaç gün sürecek bir saç değişikliği. Sebebi her ne olursa olsun postişler yardımıyla saçlarınızı uzatmak isteyebilirsiniz. Ancak bunları kullanırken ve çıkarırken yapıştırıcılar sayesinde saçlarınızda kırılmalar ve kalıcı dökülmeler meydana gelebilir.

Saçlarınızı hızlı uzatmanın formülü.

Saçlarınızın hızlı uzamasını istiyorsanız yapmanız gereken dikkat etmeniz gereken şeyler olduğunu unutmamalısınız.

Saç Nasıl Hızlı Uzar? resimleri

Cildinize gösterdiğiniz özeni saçlarınızada göstermeniz gerekiyor bayanlar.Saçlarınıza uygun şampuan kullanımından sonra banyo yaparken kafa derinize masaj yapmanız gerekmektedir.Ayrıca saçlarınızı güneşin zararlı ışınlarından korumak da saçlarınızın çabuk uzaması için oldukça etkilidir.Saçlarınızın ihtiyaç duyduğu besleyici maddeleri almasını sağlamalısınız.

Saçlarınızın hızlı uzaması için protein ve E vitamini, meyve, sebze ve et yemek saçınızı hızlı uzatmanın etkili yollarından birisi olduğunu unutmayın.Ayrıca Meyve, sebze ve balıkta bulunan besleyici maddeler saçınızın daha hızlı uzaması için ihtiyaç duyduğu şeyler olduğunu unutmayın.

Saçlarınızın hızlı uzaması için günlük su ihtiyacınızı karşılamalısınız günde en az 10 bardak su içmeniz gerekmektedir.
Saçınızın susuz kalmamasına yardım edebilir. Bu, saçınızın doğal nemini ve parlaklığını korumanın kesinlikle iyi bir yoludur.

23 Temmuz 2014 Çarşamba

Havuza girerken lenslerinizi çıkartın

Dr. Özdemir, 'Lenslerinizle havuza asla girmeyin. Eğer lens takacaksanız, havuz gözlüğü kullanın ve içine su girmemesine dikkat edin.'
 

Türkiye gazetesinden Ziyneti Kocabıyık'ın haberine göreDr. Özdemir, 'Lenslerinizle havuza asla girmeyin. Eğer lens takacaksanız, havuz gözlüğü kullanın ve içine su girmemesine dikkat edin.'

Acıbadem International Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Nezih Özdemir, lensle havuza girmenin tam görme kaybına kadar gidebilen ciddi sorunlar oluşturabileceği uyarısında bulundu.

Özellikle hijyenik olmayan havuzlarda lens kullanan kişilerin göz enfeksiyonlarına yakalanma riskinin yüksek olduğunu söyleyen Dr. Özdemir, “Lens kullanıcılarına şu uyarılarda bulundu:
> Günlük lenslerin mikrop tutma riski çok daha düşük olduğu için mümkünse bu lensleri tercih edin.
> Lens almadan önce mutlaka bir göz hekimine başvurarak, hangi lensin sizin için uygun olduğunu öğrenin.
> Lensi takarken ve çıkarırken ellerinizi mutlaka yıkayın.
> Lensin solüsyonda kullanım kurallarına özen gösterin.
> Lenslerinizle havuza asla girmeyin. Eğer lens takacaksanız, havuz gözlüğü kullanın ve içine su girmemesine dikkat edin.
> Lensle uyumayın. Çünkü lens gözün oksijenlenmesini azaltıyor ve enfeksiyona açık hale getiriyor.

20 Temmuz 2014 Pazar

Zayıflamak için yapılan 20 yanlış.

Diyetle ilgili her daim büyük bir kafa karışıklığı yaşanıyor. Uzman Diyetisyen Selahattin Dönmez de bu kafa karışıklığını rakamlara döktü.

Geçtiğimiz bir yıl boyunca lise ve üzeri eğitim düzeyine sahip, kadın-erkek 1.500 kişiyle birebir görüşerek 20 diyet efsanesini belirleyen Dönmez, yanlış inanışları bir basın toplantısıyla duyurdu. İşte doğru sanılan yanlışlar ve bu 1.500 kişiden yüzde kaçının bu yanlışlara inandığı...

1. Su içersem zayıflarım: %63
2. Ana öğünlerden birini atlarsam kolay kilo veririm: %96
3. Az uyursam daha hızlı kilo veririm: %40
4. Sigarayı bırakırsam hızlı kilo alırım: %57
5. Saat 19.00'dan sonra bir şey yersem şişmanlarım: %37

6. Kalorisi düşük olan kepekli ürünlerle kolay kilo veririm: %58
7. Meyve, yemekten iki saat sonra yenilmelidir: %70
8. Açken fiziksel aktivite yaparsam daha çok yağ yakarım: %74
9. Sabah aç karnına limon ya da greyfurt suyu içersem yağ yakarım: %76
10. Zayıflamak ve toksinlerden arınmak için detoks diyeti yapmak zorundayım: %40
11. Medyada yer alan beslenme bilgilerinin son derece güvenli olduğuna inanıyorum: %96
12. Kilo vermek için üç beyazı hayatından çıkartmalısın: %72

13. Light ürünler kalorisizdir, istenildiği kadar yenilebilir: %95
14. Sağlıklı beslenmede kırmızı ete yer yoktur: %95
15. Maydanoz suyu zayıflamak için idealdir: %83

16. Hangi yöntemle olursa olsun, verilen kilolar geri alınır: %83
17. Lahana metabolizmayı hızlandırarak zayıflatır: %66
18. Protein diyetleri zayıflamak için kolay bir yoldur: %79
19. ilaçlarıyla hızlı kilo veririm: %95
20. Elma sirkesi içersem yağlarımı eritirim: %88


Benzer konular.
sağlıklı zayıflama diyeti nasıl olmalı